Ünye HaberleriOrdu HaberleriFındık FiyatlarıTalip KocakoçÜnye Sosyal
DOLAR
48,8531
EURO
55,6986
ALTIN
6.714,05
BIST
12.888,33
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ordu
Yağmurlu
18°C
Ordu
18°C
Yağmurlu
Cuma Hafif Yağmurlu
19°C
Cumartesi Çok Bulutlu
21°C
Pazar Çok Bulutlu
21°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
20°C

Herkes İşine Sahip Çıksa, Bu Memleket Kendine Gelir!

Herkes İşine Sahip Çıksa, Bu Memleket Kendine Gelir!
25 Eylül 2026 00:02
0

Bazen büyük değişimler bekliyoruz.

Birilerinin gelip memleketi değiştirmesini, ekonominin düzelmesini, şehirlerin gelişmesini, insanların daha duyarlı olmasını, kurumların daha iyi çalışmasını…

Oysa belki de değişimin ilk adımı çok daha basit bir yerde duruyor:

Herkes kendi işine sahip çıksa…

Ne iş yaptığınızın aslında çok da önemi yok.

Esnaf olabilirsiniz, işçi olabilirsiniz, memur olabilirsiniz, çiftçi, gazeteci, öğretmen, şoför, doktor, mühendis ya da bir işletme sahibi…

Hangi işi yapıyorsanız yapın, o işin başında olduğunuz sürece ona sahip çıkın.

Çünkü bir işi değerli yapan sadece kazandırdığı para değildir.

O işe verilen emek, gösterilen özen ve duyulan sorumluluktur.

Bir esnaf dükkânını açarken “Bugün de işimizi düzgün yapalım” diyorsa, orada bir şeyler değişmeye başlamıştır.

Bir gazeteci haberini hazırlarken “Nasıl olsa kimse okumaz” demek yerine, “Ben doğru ve düzgün bir haber yapayım” diyorsa, mesleğine sahip çıkıyordur.

Bir memur masasının başında vatandaşın işini kolaylaştırmaya çalışıyorsa, görevine sahip çıkıyordur.

Bir öğretmen sınıfa girerken karşısındaki çocukların geleceğini düşünüyorsa, işine sahip çıkıyordur.

Bir çiftçi toprağına, bir usta yaptığı işe, bir şoför direksiyonunun başındaki sorumluluğa sahip çıkıyorsa…

İşte memleket böyle değişir.

Çünkü toplum dediğimiz şey aslında hepimizin yaptığı küçük işlerin toplamıdır.

“Benim yaptığım neyi değiştirecek?” dememek gerekiyor

En büyük yanılgılarımızdan biri de bu.

“Ben tek başıma ne yapabilirim?”

“Benim işimle mi memleket düzelecek?”

“Zaten herkes böyle yapıyor.”

İşte tam da burada kaybediyoruz.

Herkes birbirinden beklediğinde hiçbir şey değişmiyor.

Ama herkes kendi kapısının önünü temizlemeye başladığında, ortaya bambaşka bir manzara çıkıyor.

Bir şehir sadece yollarıyla, binalarıyla veya tabelalarıyla gelişmiş olmaz.

O şehrin insanının işine verdiği değer de o şehrin gelişmişliğinin göstergesidir.

İşini savsaklayan insan, aslında sadece kendi işini aksatmıyor.

İşini iyi yapan insan ise sadece kendisine kazandırmıyor.

Çevresine güven veriyor.

Müşterisine güven veriyor.

Vatandaşına güven veriyor.

Mesleğine değer kazandırıyor.

Yaşadığı yere katkı sağlıyor.

İşini sevmek başka, işine sahip çıkmak başka

Herkes yaptığı işi sevmek zorunda değil.

Hayat şartları insanları istemedikleri işlerde çalışmaya mecbur bırakabilir.

Ama hangi işi yapıyorsak yapalım, o işi düzgün yapmanın bir yolu vardır.

Çünkü mesele sadece “sevdiğin işi yapmak” değil.

Yaptığın işe saygı duymaktır.

Bir insan işini sevmese bile işini hakkıyla yapabilir.

Çünkü ortada sadece kendi hayatı yoktur.

Yaptığı işten etkilenen insanlar vardır.

Bir dükkâna giren müşteri, bir kurumun kapısını çalan vatandaş, bir haberin doğruluğuna güvenen okuyucu, bir ustanın yaptığı işe güvenen insan…

Hepsi bir başkasının işini nasıl yaptığıyla doğrudan ilgilidir.

Bu nedenle “Ben işimi yaptım, gerisi beni ilgilendirmez” anlayışı aslında kimseyi ilgisiz bırakmıyor.

Tam tersine, hepimizi etkiliyor.

Memleket önce insanın kendisinden başlar

Memleketi değiştirmek istiyorsak önce kendi işimize bakmamız gerekiyor.

Kendi masamıza…

Kendi dükkânımıza…

Kendi tarlamıza…

Kendi kurumumuza…

Kendi mesleğimize…

Kendi sorumluluğumuza…

Çünkü herkes işini hakkıyla yaptığında, zincirin halkaları birer birer yerine oturur.

İşini düzgün yapan esnaf daha güçlü bir ticaret oluşturur.

İşini düzgün yapan çalışan daha verimli bir kurum oluşturur.

İşini düzgün yapan gazeteci daha güvenilir bir kamuoyu oluşturur.

İşini düzgün yapan yönetici daha düzenli bir yapı oluşturur.

İşini düzgün yapan vatandaş daha yaşanabilir bir şehir oluşturur.

Bunun için her şeyden önce başkasını düzeltmeye çalışmadan önce kendimize sormamız gereken bir soru var:

“Ben kendi işimi ne kadar iyi yapıyorum?”

Belki de memleketin ihtiyacı olan en büyük değişim, bu soruya verilen cevapta saklıdır.

Herkes kendi işine sahip çıksın

Bu memleketin insanında emek var.

Çalışkanlık var.

Üretme gücü var.

Yetenek var.

Ama bazen sahip olduğumuz şeylerin kıymetini yeterince bilmiyoruz.

İşimize küsebiliyoruz.

Mesleğimizden uzaklaşabiliyoruz.

Sorumluluğu başkasına bırakabiliyoruz.

“Nasıl olsa biri yapar” diyebiliyoruz.

Oysa biri değil, hepimiz yapmalıyız.

Çünkü memleket dediğimiz yer sadece yöneticilerin, kurumların, belediyelerin veya devletin işi değildir.

Memleket, aynı zamanda bizim işimizi nasıl yaptığımızdır.

Bir vatandaşın çöpe attığı çöp kadar,

Bir esnafın müşterisine gösterdiği ilgi kadar,

Bir çalışanın masasındaki sorumluluk kadar,

Bir öğretmenin öğrencisine verdiği emek kadar,

Bir gazetecinin yaptığı haber kadar,

Bir ustanın yaptığı iş kadar…

Memleketiz.

Ve belki de artık birbirimize “Bu memleket neden böyle?” diye sormadan önce kendimize sormalıyız:

“Ben kendi işimi gerektiği gibi yapıyor muyum?”

Cevabımız “Evet” olmaya başladığında, değişim de başlamış demektir.

Çünkü herkes işine sahip çıksa…

Bu memleket gerçekten bir kendine gelir.

ETİKETLER:
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.