Son zamanlarda okul saldırıları haberleri duyar izler görür olduk. Önceden beslenmesini alıp okula giden , öğretmene saygıda kusur etmeyen utanan öğrenciler vardı. Şimdi neden bu kadar pervasız olduk ?
Sebebi neydi? Bir toplumda eğitimden önce edep ahlak dersleri de müfredata koyulmalı. Aileler çocuklarını yeteri kadar gözlemlemeli mi acaba ne dersiniz yada geçici okul güvenliği sağlandığında sorun tamamen yok olup gidecek mi .. Atatürk boşuna dememiş: “Eğitimdir ki bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da esaret ve sefalete terk eder.”
Biz hangi yolu seçiyoruz?
Çocuğunu sabah kapıdan uğurlayan bir anne, akşam aynı çocuğu sağ salim alacağından %100 emindi eskiden. Şimdi neden endişeli?
Eskiden okulun önünden geçerken sigarasını söndüren adamlar vardı. Ceketini ilikleyen babalar vardı. Çünkü bilirlerdi, orası sıradan bir bina değil. Orası istikbaldi.
Şimdi ne oldu? Öğretmen darp ediliyor, öğrenci bıçaklanıyor, veli basıyor okulu. Soru şu: Biz ne ara bu kadar pervasız olduk?Bir zamanlar zil çaldığında sadece öğrenciler değil, bütün mahalle susardı.
Çünkü okul, herkesin ortak kutsalıydı.
Eskiden köyün en güzel binası okuldu. En sağlamı, en temiz olanı. Devlet önce okulu yapardı. Çünkü bilirdi ki, okul varsa köy vardır.
Şimdi bakıyoruz. Koridorlarda güvenlik görevlisi, kapılarda X-ray cihazı konuşuyoruz. Oysa bizim güvenlik sistemimiz vicdanımızdı. Ayıptı, günahtı, saygıydı.
Nietzsche der ki: “Bir milleti yok etmek için atom bombasına gerek yoktur, eğitimini bozmanız yeterlidir.”
Biz eğitimimizi bozarsak ne olur? Okulu şiddetle anarsak ne olur? En güvenli limanı yakarsak gemiler nereye sığınacak?
Okul, kavganın biteceği yerdir, başlayacağı yer değil.
Okul, silahın değil, kalemin konuşacağı yerdir.