“Zor” kelimesi, 2025 yılını anlatmak için belki de çok hafif kalır. Bizim için, yerel basın emekçileri için, kelimenin tam anlamıyla “ateşten gömleği” üzerimizden hiç çıkarmadığımız bir yıldı.
Geçtiğimiz günlerde “Sessiz Baskının Gürültülü Dünyası“nı yazmıştım. Kırsalda gazetecilik yapmanın, o dipten kaynayan kazanın içinde yanmadan durmaya çalışmanın ne demek olduğunu anlatmıştım. Evet, 2025 bizim için o kazanın en çok fokurdadığı dönemlerden biriydi. Dost bildiklerimizin sustuğu, “kraldan çok kralcıların” sesini yükselttiği, ekonomik şartların belimizi büktüğü, ama kalemimizin ucunun asla kırılmadığı bir yıl oldu.
Bazen yorulduk, bazen yalnızlaştık. “Acaba değiyor mu?” diye sorduğumuz geceler de oldu. Ama her sabah, yeni bir haberin peşine düşerken cevabı yine kendimiz verdik: Evet, değiyor.
Çünkü biz sustuğumuzda, bu şehrin sokakları karanlıkta kalır. Biz yazmadığımızda, mağdurun sesi duyulmaz, yanlışın hesabı sorulmaz. Gazetecilik, sadece bir iş değil; bir ilçenin, bir şehrin hafızası ve vicdanıdır. 2025’te bu vicdanı yaralamak isteyenlere karşı verdiğimiz sınavı, alnımızın akıyla geçtik.
Şimdi önümüzde bembeyaz bir sayfa var: 2026.
Yeni yıldan beklentimiz, sadece takvimin son rakamının değişmesi değil. Zihniyetlerin de değişmesini umut ediyoruz.
2026; gazetecinin yazdığı doğrudan dolayı cezalandırıldığı değil, alkışlandığı bir yıl olsun istiyoruz. Eleştirinin “hainlik” değil, gelişmek için bir fırsat olarak görüldüğü bir yıl olsun. Yerel medyanın, sadece seçim zamanı hatırlanan bir “araç” değil, demokrasinin ve şeffaflığın teminatı olan bir “amaç” olduğu anlaşılsın.
Biz, 2026’da da burada olacağız. Yine o çamurlu yolları yazacağız, yine bitmeyen inşaatları soracağız, yine esnafın derdini, vatandaşın çilesini manşete taşıyacağız. Ama aynı zamanda, bu memleketin güzelliklerini, başarılarını, umut yeşerten gençlerini de en gür sesimizle haykıracağız.
Dilerim ki yeni yıl; ülkemize huzur, ekonomimize bereket, insanımıza sağlık getirsin. Ama en çok da “adalet” ve “samimiyet” getirsin.
2025’in tüm zorluklarına rağmen bizi yalnız bırakmayan, okuyan, paylaşan, eleştiren ama asla sırtını dönmeyen gerçek dostlarımıza ve okurlarımıza teşekkür ediyorum.
Kalemimizin mürekkebi kurumadığı sürece, umudumuz da bitmeyecek. Hoş geldin 2026, getir güzelliklerini… Biz hazırız.