Ünye HaberleriOrdu HaberleriFındık FiyatlarıTalip KocakoçÜnye Sosyal
DOLAR
47,3419
EURO
53,8726
ALTIN
6.172,69
BIST
13.943,87
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ordu
Açık
29°C
Ordu
29°C
Açık
Cuma Hafif Yağmurlu
25°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
25°C
Pazar Yağmurlu
25°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
27°C

Esma Kocakoç Ocak

Ünye Sosyal Köşe Yazarı

Rutini Bozan Kapı: Halk Eğitim Merkezleri – “İyi ki”

28 Haziran 2026 04:00
102

Bir eğitim yılının sonuna daha geldik. Bu günlerde herkes fındık hesabı, yaz planı yaparken, ben geriye dönüp baktığımda bu yılın neredeyse yarısını Halk Eğitim Merkezinin o kurs sıralarında geçirdiğimi görüyorum. Ve lafı hiç dolandırmadan söyleyeyim: Bu durum beni ziyadesiyle memnun etti.

Küçük şehirde yaşamanın en büyük sıkıntısı insanı uyuşturan rutin hayattır; tekdüzeliktir. Her gün aynı caddelerde yürümek, kahve köşelerinde ya da kapı önlerinde hep aynı muhabbetleri çevirmek insanın zihnini köreltir. İşte o kurs binaları, her gün birbirinin kopyası olan o tekdüze hayattan uzaklaşıp nefes alabildiğiniz, kendinize ait verimli bir alan oluşturabildiğiniz meşru bir sığınak yerine geçiyor.

Benim açımdan bakınca gayet verimli, keyifli ve dolu dolu bir yıldı. O sıralarda sadece yeni şeyler öğrenmiyorsunuz; yeni insanlar ve yeni bilgiler, her şeyden önemlisi, gerçek anlamda topluma karışmış gibi hissediyorsunuz. Hayır hayır! Toplumun tam ortasında buluyorsunuz kendinizi. Ama nasıl bir toplum! Orada okey taşının tıkırtısı ya da mahalle dedikodusu yok; sadece emeğin, öğrenme çabasının etrafında toplanmış insanların saf samimiyeti var.

Fakat bu süreçte bir şeyi çok net fark ettim: Bizim insanımız bu kurslardan ya pek haberdar değil ya da içinde ne döndüğüne dair en ufak bir merakı yok. İnsanlar o binaları sadece gençlerin belge aldığı ya da kadınların çeyiz düzdüğü formalite yerler sanıyor. Oysa orası, her yaştan insanın kendini yenileyebileceği, o sıkıcı durağanlığı kırabileceği canlı bir laboratuvar.

Eğer siz de her gün aynı şeyleri yapmaktan, sokağın gürültüsünden ve hayatın tekdüzeliğinden sıkıldıysanız bu kursları kesinlikle tavsiye ederim. Kendinize alan açmak, topluma karışmak, sosyalleşmek ve gelişmek için daha iyi bir fırsat bulamazsınız.

O sıraları asıl anlamlı kılan; aynı amaç etrafında bir araya geldiğimiz kursiyerlerimizin samimiyeti, arkadaşım Emine Çakır’ın yoldaşlığı ve kıymetli dersleriyle yolumuza ışık olan Behiye Ballı hocamız oldu.

Samimiyetle içten bir teşekkür…

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.