İmam caminin yardım parasını çalıp kumarda yemiş, yakalanınca da “ŞEYTANA UYDUM!” demiş. Estağfurullah hocam, şeytan sana uymuştur!
İnsanlar sürekli bir takım haltlar yiyip duruyor ve bahanesi hep aynı: “ŞEYTANA UYDUM.” Hırsızlar, aldatanlar, dolandıranlar, adam öldürenler… Hatta tecavüzcüler, sapıklar bile aynı cümleyi kuruyor: “ŞEYTANA UYDUM.” Ne şeytanmış arkadaş! Bir kişi de çıkıp “Dur bakalım, benim bir aklım var, bu yaptığım yanlış,” demiyor; ama iş patlayınca suçlu, bir anda “kandırılmış bir kurban” oluyor. Zavallı adam, zavallı kadın; “Şeytana uymuş!” Vah vah…
Tabii ne hikmetse kimse kendinden daha güçlü birine karşı şeytana uymuyor. Ben size sebebini söyleyeyim: Şeytan adam seçer arkadaşlar.
Benim için asıl rahatsız edici olan, bu bahanelerin toplum tarafından kabul görüyor olması. Yani bu kadar basit olmamalı; “İnsanlık hali,” denilip mesele yumuşatılıyor. Sanki hepimiz boş zamanlarımızda böyle haltlar yiyoruz! Eğer “Kandırıldım,” demek bir suçun üzerini örtmeye, vicdanları rahatlatmaya yetiyorsa, orada ciddi bir sorun var demektir.
O derece ki; şeytan bile kenara çekilip, “Bu kadarı benim bile aklıma gelmezdi,” diyerek ayakta alkışlıyordur. “Vay arkadaş, ben neymişim!” diyordur.